CEZA HUKUKU

Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili diğer tüm kanun ve mevzuat çerçevesinde ceza hukuku ihtilaflarının çözümü, Ceza soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müşteki ve sanık vekilliği, Suç duyurusunda bulunma, savcılık hazırlık soruşturması sırasındaki takip ve müdahaleler, Trafik kazalarından kaynaklanan ceza davaları, kusur oranına karşı itiraz ve tespitler, Acil hukuki yardımın gerekli olduğu hallerde temsil ve anında müdahale Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurular.

AİLE HUKUKU

Nişanın bozulmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararların giderilmesi için açılacak davalarda müvekkillerin temsili, Evlilik öncesi eşlere uygulanacak mal rejimi sözleşmelerinin hazırlanması ile bu konuya ilişkin danışmanlık hizmeti verilmesi, Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarının takibi, Anlaşmalı boşanmaya ilişkin protokollerin hazırlanması, Boşanma davalarında, nafaka, müşterek çocukların velayeti, maddi ve manevi tazminat ile eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi davalarında müvekkilin temsili, Soy bağının kurulması, nesebin reddi, çocuk malları davalarının takibi, Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının yabancı ülke mahkemelerinden aldıkları boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi.

KİRA HUKUKU

Balıkesir de faaliyet gösteren Latif Cem Baran Hukuk ve Avukatlık Bürosu kadrosu kira bedellerini artırmak için kira tespit davası, kiranın ödenmemesi nedeniyle tahliye davası, ihtiyaç nedeniyle kiracının tahliyesi, işyeri ve konut kira sözleşmesi hazırlanması, tahliye taahhüdü hazırlanması ve ihtiyaç sebebiyle tahliye, kiraya verenin kiralanan konut veya işyerini tahliye ettirmesi veya konutun veya işyerinin yeniden inşası nedeniyle tahliye hallerinde meydana çıkan uyuşmazlıklarda danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir. Balıkesir kira hukuku avukatı ekibimiz kira hukuku ve kira davaları konusunda edindikleri deneyim ve bilgiler çerçevesinde, müvekkillerine en etkili sonucu sağlamak için hukuki destek vermektedirler.

İDARE HUKUK

İdare Hukuku'nun temel amacı Anayasal bir ilke olan kuvvetler ayrılığı ilkesi uyarınca, yürütme erkinin doğal bir uzantısı olan "İdare" ile bireyler arasındaki hukuki ilişkileri incelemektedir. Birtakım istisnaları olmakla birlikte kural olarak idare hukukunun alanına giren uyuşmazlıklar "İdari Yargı"da çözümlenir. İdari yargıda temelde iki tür dava vardır ve bunlar da "İptal Davası" ve "Tam Yargı Davası"dır. İptal Davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalardır. Tam Yargı Davaları ise İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilmiş olanlar tarafından açılan davalardır. İdari yargıda tam yargı davası kapsamına giren, idare hukukuna özgü tazmin, telafi ve geri alma davalarından oluşan tazminat davaları, idari faaliyetlerin hukuka uygunluk denetimi sonucu, ilgililerin sübjektif hukuki durumlarında ortaya çıkan hak ihlallerinin giderilmesini amaçlayan, idarenin hukuk kuralları içinde kalmasını sağlayan etkin bir denetim ve yaptırım aracıdır. İdari Yargı, 3 dereceli bir yargı sistemi olup ilk derece mahkemeleri idare ve vergi mahkemeleri, ikinci derece mahkemeleri bir istinaf organı olan bölge idare mahkemeleri ve son derece ise temyiz mercii olan Danıştay'dır.

Özellikle idarenin birel/koşul işlemi olan “kamulaştırma” işlemi ile ilgili uyuşmazlıklardan bedele ilişkin olanlar hariç kural olarak idari yargıda çözümlenir. Ayrıca idarenin diğer bütün birel işlemlerine ve düzenleyici işlemlerine karşı da kural olarak yargı yolu açık olduğundan idare hukuku çok geniş bir alanda uygulama bulmaktadır.

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU

Bireysel ve toplu iş sözleşmeleri hazırlanması, İş sağlığı ve güvenliği alanında sözleşmelerin hazırlanması ve hukuki danışmanlık hizmetleri, Tutanak, savunma istem yazıları, ihtar ve fesih bildirimlerinin hazırlanması, Çalışma ortamlarının sağlık ve güvenlik açılarından mevzuatlara uyumunun sağlanması, İş kazası ve hastalıklarına ilişkin cezai ve hukuki sorumluluklar hakkında danışmanlık hizmetleri, İş sözleşmelerinin Yargıtay Kararları ışığında güncellenmesi ve/veya yeniden düzenlenmesi, Çalışanların gizlilik ve rekabet etmeme yükümlülüklerine aykırı hareket etmeleri halinde hukuki aksiyonların alınması, İş kazalarından dolayı sorumluluk, kıdem ve ihbar tazminatları ve yabancı işçi çalıştırma kuralları konularında danışmanlık ve temsil hizmetleri, İşe iade ve hizmet tespit davaları açılması ve takibi.

İCRA VE İFLAS HUKUKU

Alacakların tahsili için gerekli işlem ve takiplerin yapılması, Aleyhe başlatılan takiplerde hak ve menfaatlerin korunması için gerekli işlemlerin yapılması, İtirazın iptali, itirazın kaldırılması, menfi tespit davalarında alacaklı veya borçluların temsil edilmesi, İmzaya itiraz ve borca itiraz ve istihkak davaları gibi icra ve iflas hukukuna ilişkin davalarda alacaklı ve borçluların temsil edilmesi, Ödeme protokollerinin müzakeresi ve hazırlanması, İflas öncesi yeniden yapılandırma devresinde şirketlerin / bireylerin alacakları / borçlarının yeniden yapılandırılması konusunda hukuki danışmanlık verilmesi, Şirketlerin yeniden yapılandırılması, konkordato, iflas ertelemesi, iflas, tasfiye ve benzeri işlemleri için danışmanlık ve temsil hizmetleri.

EŞYA HUKUKU

Eşya Hukuku Medenin Kanun 4.kitapta yer almakta ve düzenlenmektedir. Eşya hukuku genel olarak eşya(menkul ve gayrimenkul) hakkında hukuki düzenlemeleri içermekte olup, bu hukuk dalının da adıdır. Bu bağlamda eşya hakkında, mülkiyet, irtifaklar ve zilyetlik gibi temel unsurları içermektedir. Borçlar hukuku ile ilişkilendirildiğinde, günümüz hukuki uyuşmazlıklarının bir çoğu eşya hukuku ile ilgilidir. İpotek alacakları, tapu tescil davaları, haksız işgal ve müdahalenin giderilmesi, intifa hakkı, geçit hakkı davaları ve diğer benzeri eşya mülkiyeti ile ilgili davalar eşya hukukunun konusunu oluşturmaktadır. Hukuk dünyamız için son derece önemli ve teknik bilgi gerektiren bir dal olan eşya hukuku, bir çok dava türü ile avukatlık mesleği açısından da önem arz etmektedir.

TİCARET HUKUKU

Türk Ticaret Kanunu; ticari işletme, ticaret şirketleri, kıymetli evrak, taşıma işleri, deniz ticareti ve sigorta hukuku ayrımı yaparak ticaret hukukunu düzenlemektedir. Ticaret hukukunda yer alan temel kavramlar; tacir, ticari işletme, ticaret sicili, ticaret unvanı, haksız rekabet, ticari defterler, cari hesap, ticari işler tellallığı, acentelik, fatura, ticaret ortaklıkları, bono, poliçe, çek, emtia senedi, taşıma senedi, eşya ve yolcu taşıma, gemi, donatan ve navlun, zarar sigortaları (mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları) can sigortaları (hayat sigortaları, kaza sigortaları, hastalık ve sağlık sigortaları) olarak tanımlanabilir. Ticaret ortaklıkları; kollektif şirket, komandit şirket, anonim şirket ve limited şirketler ile kooperatiflerdir. Kooperatifler ile ilgili ayrıca Kooperatifler Kanunu bulunmaktadır. Şirket türleri ve aralarındaki farklara ilişkin açıklamalarımız ile ilgili detaylı bilgiler diğer yazılarımızda yer almaktadır.

Günümüz koşullarında ticaret, aynı ülke sınırları içerisinde kalmayıp uluslararası boyut kazanmıştır. Yabancı ülkelerde gerçekleştirilen ticari faaliyetler, yabancı sermayeli şirketler tarafından yapılan yatırımlar ve bu şirketler ile kurulan ortaklıkların oranının artması, ihracat ve ithalatta yaşanan gelişmeler dikkate alındığında ticaret hukukunun uluslar arası niteliği her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Bu ilişkilerde herhangi bir uyuşmazlık çıkması da beraberinde birden fazla sorun meydana getirmektedir.

MİRAS HUKUKU

Muris, yani miras bırakan ölümünden önce yapmış olduğu bir takım tasarruflarla, mirasçılarının miras paylarını almalarına engel olabilir. Ya da yine miras bırakanın ölümünden önce yapmış olduğu ölüme bağlı tasarrufların iptalini gerektirecek nedenler mevcut olabilir. İlk halde yani miras bırakanın yapmış olduğu tasarruflarla mirasçıların saklı paylarının karşılığını almalarının engellenmesi halinde mirastan mal kaçırma söz konusu olur ve miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisi talepli miras davası açılabilir. Kanunda bu husus miras davası olarak değil tenkis davası başlığı altında düzenlenmiştir. Tenkis davası açılmadan önce dava açacak mirasçının saklı paylı mirasçı olup olmadığının tespit edilmesi çok önemlidir. Zira tenkis davası saklı pay sahibi mirasçı tarafından açılmadığı takdirde miras davası red ile sonuçlanacaktır. Saklı paylı mirasçılar Türk Medeni Kanunu ile Eski Türk Kanun Medenisinde farklı düzenlendiğinden miras bırakanın ölüm tarihi esas alınarak kimlerin saklı paylı mirasçı olduğu tespit edilecek ve miras davası bu sonuca göre açılacaktır. Dava Türk Medeni kanunu hükümlerine tabi ise saklı paylı mirasçılar; sağ kalan eş, miras bırakanın alt soyu ile ana ve babasıdır.

Ölüm olayı ile sağlar arasında gerçekleşen hukuki işlemler Miras Hukukunun konusunu oluşturmaktadır. Büromuz miras hukuku departmanı aracılığı ile miras hukuku ile ilgili her türlü dava takibi yapmakta ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

ASKER HUKUKU

Askeri Ceza Hukuku, askerlik statüsünde görevini icra eden kamu personelleri için geçerli olan hukuki daldır. İfade ettiğimiz gibi belirli statüdeki kişiler ya da durumlar için özel kanunlar öngörülmüştür. Askeri Ceza Kanununun da belirttiği statü Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde askeri personel olarak görev icra etmektir.

Askeri Ceza Hukukunun başlıca kaynağı 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunudur. Bu kanuna göre askeri personele yalnızca askerlik mesleğinden dolayı işlediği suçlara ilişkin bir yaptırım uygulanır. Askerlik mesleği ile ilgisi olmayan bir durumda suç işleyen bir askeri personel, Türk Ceza Hukukuna göre cezalandırılacaktır.

Askerî şahıslar; Mareşalden asteğmene kadar subaylar, astsubaylar, Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile askerî öğrencilerdir.

KVKK

Bilgi, modern yasamın en önemli degerlerinden biridir. Her gün, devlet kurumları ve özel kuruluslar; bireyler hakkında önemli miktarda veriyi toplamakta, saklamakta, islemekte ve nakletmektedirler. Teknolojinin gelismesi, kisilerin bilgiyi paylasması ve dünya çapında yaymasına izin verecek sekilde; kisilerin bilgilerinin kontrolünü kaybederek, kendilerine karsı kullanılması gibi tehlikeli durumların olusmasına sebep olmaktadır. Kisisel verilerin korunması, bireylerin verilerinin baska kisi veya kuruluslar tarafından yetkisiz kullanımına karsı sahip oldukları bir haktır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) kabulü ile ülkemizde de yeni bir döneme girilmiş olup, anılan Kanun vatandaşları, veri sorumlusu olarak tanımladığı gerçek ve tüzel kişilere karşı birtakım haklarla donatırken veri sorumlularına da birtakım yükümlülükler getirmiştir. Bu yükümlülükler şirketlerin özellikle bilgi işlem ve insan kaynakları birimlerini ilgilendirmektedir.

KVKK kapsamında müvekkillerin tâbi oldukları yükümlülüklerin tespiti ve analizi,

İlgili yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi bakımından müvekkillerin kullanmaları gereken veri kayıt sistemlerinin oluşturulması aşamasında IT departmanları ile gereken işbirliğinin sağlanması ve mevcut durumda kullanılmakta olan veri kayıt sistemlerinin KVKK kapsamındaki yükümlülüklere uyumlu hale getirilmesi bakımından gerekli desteğin sunulması,

Müvekkillerin KVKK kapsamında müşterileriyle veya iş ortaklarıyla akdetmeleri gereken sözleşmelerin hazırlanması ve/veya revize edilmesi,

KVKK kapsamındaki yükümlülüklere tam anlamıyla uyumun sağlanması bakımından Veri Sorumlusu bünyesindeki ilgili tüm departmanlara (hukuk, İK, IT, pazarlama, halkla ilişkiler vb.) şirket içi farkındalık eğitimlerinin sunulması,